12 Destinasyon, 4 Kategori
Her profil için bir rota var: adrenalin arayanlar için Nebiyan, sessizlik arayanlar için Galeriç, deniz arayanlar için Dereköy, tarih arayanlar için Engiz. Hepsine bungalovunuzdan çıkıp dönebilirsiniz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenmiş bir Turizm Merkezi olan Nebiyan Dağı, 1.220 metrelik zirvesiyle Karadeniz Bölgesi'nin en prestijli yamaç paraşütü alanlarından biridir. Havalanan sporcular, kayın ve gürgen ormanlarının sonsuz yeşili ile Karadeniz'in mavisi kesiştiği bir manzaradan süzülür. Tepe, aynı zamanda trekking ve fotoğrafçılar için de başlı başına bir hedef; eski yangın kulesi panoramik bir bakış noktasına dönüşmüş durumda. Her yıl yaz sonunda düzenlenen Nebiyan Doğa ve Gençlik Festivali binlerce çadır kampçısını ve ekstrem sporcuyu buluşturur.
Yamaç paraşütü için en elverişli dönem yaz sonu ile sonbahar başlangıcıdır.
Kuşkayası köyü sınırlarındaki bu rota, 19 Mayıs Barajı'nın muazzam vadisini solunuza alarak şelaleye doğru uzanır. Büyük bölümü beton kaplama olan yol; yol bisikleti, gravel ve dağ bisikleti disiplinlerinin tamamına uygundur. Şelale kendisi mütevazı bir su düşüşü sunsa da vadinin bakir doğası ve dik tırmanış parkurları, fiziksel aktivite seviyesi yüksek misafirleri tatmin eder. Rotanın üzerindeki yerel alabalık tesisleri hem mola hem de akşam yemeği için doğal birer durak noktasıdır.
Kızılırmak Deltası'nın en nadide parçalarından olan Galeriç, Türkiye'nin sayılı alüvyal subasar ormanlarından biridir. Her ilkbaharda taban suyu yükselince orman tabanı suyla kaplanır; Nisan–Mayıs aylarında "su papatyaları" olarak bilinen bitkiler açarak ormanı sürreal bir görünüme büründürür. Su yansımalarıyla birleşen bu kare, makro fotoğrafçılık için büyüleyicidir. Yılkı atları ve çamur banyosu yapan mandalar bu ormanın doğal sakinleri.
İlkbahar dışında da ziyaret edilebilir; yaban hayatı tüm yıl aktiftir.
Lavee Village'ın hemen yanı başındaki Dereköy Plajı, 200 metre uzunluğunda ince kum zeminli bir sahildir. Balıkçı limanının dalgakıranı sayesinde açık denizin dalgalarından korunan bu plaj, adeta doğal bir lagün etkisi yaratır: su sığ, sakin ve ılık. Yüzme bilmeyenler ve küçük çocuklar için Karadeniz'in en güvenli plajlarından biridir. Sabah erken saatlerde neredeyse tamamen boş — deniz sesi eşliğinde gün başlangıcı için mükemmel.
Samsun'un en sevilen plajlarından biri olan Kumcağız, geniş ince kumuyla hem yüzme hem de gölgede piknik için idealdir. Deniz son derece sığ ve yavaş derinleşir — çocuklar için güvenli. Plajın arkasındaki çam ormanı, sıcak güneş günlerinde doğal bir gölgelik sunar. Hemen 300 metre ötesindeki Engiz Aquapark, Karadeniz seyrine su kaydıraklarının heyecanını eklemek isteyenler için cazip bir ek seçenek.
2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kabul edilen Kızılırmak Deltası, 350'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapar. İlkbaharda göç kuşları, yazın flamingo sürüleri, sonbaharda ise sakin lagün manzaraları... Her mevsim farklı bir gösteriyle karşılaşılır. Deltanın içine hususi araç girişi yasak olduğundan, ziyaretçi merkezinden kiralanan bisiklet veya elektrikli araç turlarıyla kuş gözlem kulelerine ulaşılır — bu da deneyimi daha da özel kılar.
Deltaya özel araçla giriş yasaktır; Bafra'dan bisiklet veya rehberli tur kiralayın.
Şehrin kalbindeki bu yeşil alan, sakin bir doğa yürüyüşü için düzenlenmiş 1.200 metrelik özel parkuruyla öne çıkar. En dikkat çekici noktası 13 metre yüksekliğindeki ahşap gözetleme kulesi — ağaç taçlarının üzerinden tüm orman örtüsüne bakış keyfi burada bambaşkadır. Piknik masaları, çocuk oyun alanları ve spor sahaları, bunu çocuklu aileler için mükemmel bir günübirlik seçenek yapar.
Yukarı Engiz Mahallesi'ndeki küçük bahçesinde saklanan bu cami, Türk ahşap mimarisinin olağanüstü örneklerinden biridir. 17 ile 19. yüzyıllar arasında inşa edildiği tahmin edilen yapıda tek bir metal çivi bile kullanılmamıştır; tüm bağlantılar ahşap geçme ve kündekari yöntemiyle sağlanmıştır. Günümüzde özgün dokusu büyük ölçüde korunmakta ve restorasyon projesi sürmektedir. Bölgeye uğrayacaklara kesinlikle tavsiye edilir.
Nebiyan'a gidilen yol üzerindeki Dağköy'de, mezarlık girişindeki bu anıt sıradan bir tarihi durağın çok ötesindedir. Kurtuluş Savaşı yıllarında köyün erkekleri cephedeyken, Rum ve Ermeni çetelerine karşı köyü savunmak için kadınlara silah kullanmayı öğreten Fatma Çavuş, 1963'teki vefatına dek beyaz atı ve omzundaki tüfeğiyle köy yollarında dolaşmış, bölge hafızasına kazınmıştır. Nebiyan rotasına çıkarken uğranmaya değer güçlü bir durak.
1937 yılında inşa edilen 250 metrelik bu 7 gözlü köprü, Kızılırmak üzerindeki en etkileyici Cumhuriyet dönemi altyapı eserlerinden biridir. Bir de yaşayan efsanesi var: Geçmişte bir gelin alayının geçişinde atlar ürküp Kızılırmak'a düşmüş; bu trajik olayın anısına bugün dahi düğün çiftleri köprüden geçerek nehre taş atar. Kızılırmak kıyısında mola vermek ve Bafra mutfağını keşfetmek için de güzel bir adres.
1.100 metre rakımlı bir köy evinin avlusuna sığdırılmış 500 parçalık koleksiyonuyla Kösedik Kır Müzesi, Karadeniz kırsal yaşamının nadiren bu kadar derli toplu belgelendiği bir yer. Tarım aletlerinden ev eşyalarına, geleneksel giysilerden eski fotoğraflara uzanan bu etnografik derlem, 2011'de yerel bir girişimle hayata geçirilmiş. Dağ yolu boyunca yapılan tırmanışın manzarası da başlı başına bir ödül.
Hükümet Konağı önündeki bu kule, aslında 1952'de inşa edilen ve 1988'deki karayolu genişletme çalışmalarında yıkılacak olan bir caminin minaresidir. Yerel halkın direnci ve uzlaşısı sayesinde minare korunmuş, estetik bir restorasyonla saat kulesine dönüştürülmüştür. Bir saat kulesinin ötesinde, kentsel hafızanın ve toplumsal uzlaşının somut bir simgesi olarak dikkat çeker.